Evvel Zamanda İken
5628 kez gösterim alındı.

Üst Başlıklar
Bir Varmış Bir Yokmuş 2
Evvel Zamanda İken
Var Varadan
Zaman Zaman İçinde 1
Zaman Zaman İçinde 2
İçerik oylama
 
 
 
EVVEL ZAMANDA İKEN

Evvel zamanda iken, Kalbur samanda iken, Az iken, uz iken Anam evde kız iken, Deve tersi koz iken, Karatavuk kömürcü, saksağan berber iken,

At ekmekçi, köpek dülger iken,

Deve bez satan, horoz tellâl iken, Tavuk saatçi, eşek tuzcu iken, Koyun hakim, keçi müezzin iken, Tilki simsar, kedi çuhadar iken, Anam eşikte iken, Babam beşikte iken. Anam ağlar, anamı sallardım, Babam ağlar, babamı sallardım. Derken, babam düştü beşikten, Ben hopladım eşikten, Anam kaptı maşayı. Babam kaptı meşeyi. Dolandırdılar bana dört bir köşeyi. Anam kaptı yarmayı

Çıktım tavan arasına, bir kırık sandık buldum. Açtım baktım: İçinde bir kırık altın. Almayacaktım ama, aldım. Sarıdır diye.

Ordan gittim İstanbul'a bir kâse yoğurt aldım, Durudur diye.

Dokuz yüz doksan testi su kattım, Koyudur diye.

Sultanahmet minarelerini belime soktum. Borudur diye.

Tophane güllelerini cebime doldurdum, Darıdır diye.

Nacağı aldım, Kapalı çarşıya daldım, Korudur diye.


Akdeniz'e girdim,

Kıyıdır diye.

Ortasına bastım,

Kuyudur diye.

Selimiye Camii'nin duvarına dayandım,

Yalıdır diye.

Ahırdağı'na bir tekme vurdum,

"Geri dur!" diye.

Üçlük beşlik verdiler beğenmedim,

İridir diye.

Beni aldılar, tımarhaneye götürdüler,

Delidir diye.

iki adam geldi şahitlik etti,

Veli oğlu Veli'dir diye.

Tımarhaneyi dürdüm, katladım sırtladım,

Halıdır diye.

Beş on sopa vurdular,

Yeridir diye.

Beni padişaha bildirdiler,

Delidir diye.

Padişahtan ferman çıktı, "Bırakın onu eski huyudur!" diye. Fermanı aldım, cadde boyu gidiyordum, Bir boz eşek gördüm peşine takıldım,

Eşek bana bir tekme vurdu,

"Geri dur!" diye.

Koştum, eve vardım: "Ba­ban doğdu" dediler, kucağı­ma bir yumurta verdiler. Yu­murta elimden düştü içinden ko­caman bir horoz çıktı, sokağa kaçtı.

Kovalamaya başladım. Taş attım değmedi Ceviz attım... Cevizden bir kocaman ağaç bitti. Üstündeki cevizleri düşüreyim diye taş attım, değmedi. Toprak attım; ağacın başı tarla oldu. Kimi dedi: "Buğday ek", kimi dedi: "Karpuz ek."

Karpuz ektim. Öyle karpuz verdi ki tarla, develer taşıya-madı. Karşıma bir adam çıktı: "Karpuzundan versene!" dedi. Bir karpuz verdim, bir ordu yedi, yarısı arttı... Ben de bir karpuz keseyim, dedim. Keserken çakım içine kaçıverdi. Elimi soktum, alamadım. Gözümü soktum, göremedim. Kendim girdim, yedi sene aradım, bulamadım. Yedi sene gezdim, dolaştım, sonunda karpuzun kapısına ulaştım.

Vay anam karpuz, evin köyün yıkılası karpuz...

Bir yanı sazlık samanlık,

Bir yanı tozluk dumanlık.

Bir yanında demirciler demir döver denk ile,

Bir yanında boyacılar boya boyar, binbir çeşit renk ile.