Delikanlıya Nasıl Davranılmalı?
4998 kez gösterim alındı.

Üst Başlıklar
6-9 Yaş Dönemi Çocukların Gelişim Özellikleri
Ailedeki Stres Etkenleri Ve Çocuk
Çocuğunuz İle Vakit Geçirin
Çocuk Sevgisi Ve Ailede Çocuk Eğitimi
Çocuklarımızı Eğitelim Ama Nasıl?
Delikanlıya Nasıl Davranılmalı?
Duygusal Ve Sosyal Gelişim
Ergenin Psikolojisi
Ergenle Nasıl Konuşmalı?
Ergenlik Dönemi Önemli
Kişilik Gelişimi
Ne Normal Ne Anormal?
İçerik oylama
 
 
DELİKANLIYA  NASIL  DAVRANILMALI?

Gençlik dönemi öyle bir zaman sürecidir ki delikanlı,çocuklukla olgunluk arasıda bocalar.

Yaşadığı duygusal ve bedensel değişiklikler sebebiyle bütün ilgisini kendisine yöneltir.Bedenindeki değişimlerin farkındadır,ancak buna uyum sağlaması ve ruhunu uyandırması kolay değildir.Kendini devamlı başkaları ile kıyaslayarak eksikliklerini arar durur.İç huzursuzluk,aşağılık kompleksi,bedeni üzerindeki anlamsız saplantılar ve yaşıtlarının

Fazlaca tesirinde kalmak gibi sebepler onu tedirginliğe iter.”Pireyi deve yapar” sözüne uygun en küçük üzüntüyü uç safahata yaşar.Öyle ki birkaç tel dökülen saçını,boyunu,yüzündeki sivilceyi bile dev bir mesele haline getirir.

Gencin kendisiyle barışık olmaması tabii olarak ailesine de yansır. Onlar da strese girerler. Bu değişiklik karşısında ne yapacaklarını şaşırırlar, kararsız kalırlar.

Gence karşı ailenin yapması gerekenleri şöyle sıralayabiliriz:

Aile gence her zaman hoşgörülü olmalıdır. Ama sadece hoşgörü yeterli değildir. Genci yönlendirmek de gerekir.Delikanlıya karşı yumuşak ama tutarlı,sevecen bir tutum sergilemelidir.

Genç izlenmeli, davranışlarından ve ne yaptığından haberdar olunmalı, ama fark ettirilmeden ve rahatsız edilmeden bu yapılmalıdır.

Bazı ana-babaların kafasında gencin nasıl yapması gerektiği hususunda bir kalıp olabilir. Ama delikanlı, bu kalıbın içine sokulamaz. Onun ana-babadan bağımsız,

Ayrı bir kişi olduğunu kabul etmek gerekir. Bağımlılıktan daha sağlıklı ilişkiye geçiş süreci de ancak böyle olur. Gencin kendi özelliklerine saygı göstererek olumlu yönlerini desteklemek gerekir.

Çocuktaki değişmeler konusunda hemen paniğe kapılmamalı, durum soğukkanlılıkla değerlendirilmelidir. Mesela, cebinde sigara çıktığını varsayalım, hemen

“çocuğumuz kötü yolda” gibi değerlendirmeler yerine, yaşıtlarına uymuş da olabileceğini göz önüne alalım. Sevgi ve ilgi ile ona doğruyu anlatalım.

Aile, gence güvendiğini hissettirmelidir. Günümüz anne-babaları çocuklarının üstüne titriyor, ancak onlara güvenmekte zorluk çekiyorlar. İşte bu ihmal, onların

Özgüvenine tam bir kişi olarak yetişmesini engelleyen bir unsurdur. Çocuk, muhakkak hata yapacaktır. Onun hatasını yüzüne vurmak,sürekli tenkit etmek yerine onu anlamaya çalışmak,hatasına rağmen ona güvenildiğini belli etmek onun aynı yanlışa düşmesini önleyecektir. Ailenin anlayışı ve güveni sayesinde düşe kalka,hata yapa yapa doğruyu bulacaktır. Bu yaşlarda bir genç için arkasında ona güvenen bir aileyi hissetmesi çok önemlidir.

Gence olumlu düşünmeyi aşılamalıdır. Sürekli hayatın zor yanlarından bahsetmek ,onu ümitsizliğe düşürebilir karamsar yapabilir.

Gence çocuk muamelesi yapmak yanlıştır. Aşırı hoşgörülü zararlıdır.Hoşgörülü ile baskı arasında ölçülü ve mutedil bir yol izlenmelidir.

Ergenlik çağındaki çocuk da belirli kuralların olmasını ister. Sıkı olmayan kurallar güven duygusu verir.

Sözgelimi eve çok geç gelmemeli, muhakkak geliş saati belli olmalıdır.. Kuralları çiğnemesine izin verilmemeli ve yaptığı yanlış davranışlar yalnız olduğu bir ortamda uygun bir dille kendisine anlatılmalıdır.başkalarının, özellikle arkadaşlarının yanında onu azarlamaktan ve aşağılamaktan kaçınmalıdır.

Kurallar konusunda tutarlı olmalıdır.40 yaşındaki aileye hanım çocuklarına iyi bir anne olmak için çırpınıyor, içten bir gayra gösteriyor. Şu itirafı ilginçti:”lise çağındaki oğlum bir kurala karşı geldiği zaman yapmama gerekeni sonuna kadar yapmıyorum. Çok yufka yürekliyim. Ceza olarak bir hafta televizyon izlemesini yasaklıyorum , özür diledikten bir-iki gün sonra artık ders almış olduğunu düşünüp cezadan vazgeçiyordum.”

Aliye Hanımın davranışı iyi niyetliydi ama ne yapacağını bilemeyen toplumumuzda sık görülen hızlı ve kolay çözüm arayışı içinde olan kişilerin tipik davranışıydı. Ona “Evet oğlunuz bir ders almış” dedim.Sizin sözünüzü tutamadığını öğrenmiş.

Burada Aliye Hanım oğluna “yufka yürekli “davranmakla aslında onu davranış bozukluğuna itiyordu ve ona iyilik yapmış olmuyordu .İyi yürekli görünüyordu belki ama iyi olmuyordu. Katı davransa sonunda daha mutlu olacağı kesindi.

Evde sıcak sevgi dolu bir ortamın olması ise her şeyden önemlidir.Ergenlik sorunlarının en az sancı ile atlatılması , aile yapısının sağlamlığı ile yakın ilgilidir.Uyumlu ve dengeli bir ailede çocuk zorlukları daha kolay aşabilir ; sorumluluklarının şuurunda olup iyiyi ve kötüyü daha kolay idare edebilir.Dolayısı ile gençlik problemlerini daha sancısız bir şekilde aşar barışık bir yolla çözümler.