Ergenle Nasıl Konuşmalı?
5912 kez gösterim alındı.

Üst Başlıklar
6-9 Yaş Dönemi Çocukların Gelişim Özellikleri
Ailedeki Stres Etkenleri Ve Çocuk
Çocuğunuz İle Vakit Geçirin
Çocuk Sevgisi Ve Ailede Çocuk Eğitimi
Çocuklarımızı Eğitelim Ama Nasıl?
Delikanlıya Nasıl Davranılmalı?
Duygusal Ve Sosyal Gelişim
Ergenin Psikolojisi
Ergenle Nasıl Konuşmalı?
Ergenlik Dönemi Önemli
Kişilik Gelişimi
Ne Normal Ne Anormal?
İçerik oylama
 
 
 
ERGENLE NASIL KONUŞMALI?

Ergen ile iletişim kurmak genellikle zorluklarla doludur.Ergen hayatındaki değişimlerle anne ve baba ise değişen çocuğunu anlamakla uğraşır.Ebeveyn ile çocuk arasında iletişim sağlamak için şu noktalara dikkat etmekte fayda vardır:

ü Konuşma isteği çocuktan gelirse iş daha kolaydır.Bir taraf konuşmaya istekli olmazsa neşeli ve rahat bir sohbet mümkün olmaz.Hele zorla çocuğa bir şeyler anlatmaya kalkarsak söylediklerimiz bir kulaktan girip ötekinden çıkan nasihate dönüşür.Çocuğun konuşmaya istekli olduğu bir zamanı kollamalıdır.

ü Ortamın rahat olması sağlanmalı ve konuşma resmi havada geçmemelidir. Bazı anne ve baba giyimde davranışta ve konuşma tarzından ergenlere benzeyerek genç kuşağın güvenini kazanacaklarını zanneder.Aslında hiç de öyle değildir. Üstüne üstlük genç bir de örnek alacağı erişkin modelini kaybeder. Daha da kötüsü , erişkin yapmacık görünür ve inandırıcı olmaz.

Öte yandan gence üstten bakarak gururlu ve katı tavır almanın da bir yararı yoktur. Doğal ve samimi olunmalıdır.

-görüş belirtirken dürüst olunmalı eğriye doğru denilmemelidir. Ana baba çocuğunun yaptığına emin oldukları bir şeyi “ sen mi yaptın? “ diyerek onu yalana itmemelidir. “ senin yaptığını biliyorum. Bir daha yapma , yoksa ceza alırsın” şeklinde durumu olduğu gibi anlatan dürüst bir açıklama yerinde tavırdır.

-Gence cevap vermesini yüreklendirecek tarzda sualler yönetmelidir.Daha iyi iletişim kurmak için,”...konusunda ne düşünüyorsun?”veya”...sebebi ne?”gibi cümleler mevzu açılmalıdır.Suçlayıcı soru tarzından kaçınmak gerekir.”Niye bu kadar aptalsın?”veya”İnatçılığının sebebi ne?”gibi sorular genci üzer ,iletişimi güçleştirir.”Neden bana verdiğin sözü tutmadın?”çocuğu yalana iten soru tarzıdır.Halbuki”Bana verdiğin sözü tutmayınca ne hissettin?”denilirse doğru ve samimi cevap alma ihtimali artar.Çünkü ilk soru çocuğun savunma pozisyonunu düşürürken sonraki soruya sadece cevap yeterlidir.

-Gençler ders verilmesinden hoşlanmaz.Uzun nutuklar çekmek ergen-yetişkin iletişimini kesintiye uğratır. “Sende iş yok, halbuki ben senin yaşında erdemli ve becerikliydim” anlamına alırlar.

_ Çocuğa disiplin verirken sorumluluklarını hatırlatmanın yanı sıra meziyetlerinden de söz edilmelidir. Güzel, olumlu sözlerle konuşmaya girersek ergen kulaklarını daha bir açacaktır. “ Kendinden başka kimseyi umursamıyorsun. Kardeşlerine kötü davrandığın için utanmalısın! “ demek yerine, “Sen her zaman herkese karşı merhametli, dikkatli ve düşüncelisin . Kardeşine davranışın beni şaşırttı, seni tanıyamadım “ demek daha doğrudur.

Ergenin kusurlarının anne-babanın fark ettiğini görmek onu gururlandırır.

_Gencin sözlerinden ziyade davranışına bakmalıyız. Ergenin söylediği bazı şeyler bizi üzebilir, fikirlerinin bazılarını radikal ve aşırı bulabiliriz. Bu , ergenin bağlıdır, çünkü acılarla dolu hayat okulunda yeterince tecrübe kazanmamışlardır.

Aslında gençler yetişkinlerle aynı fikri paylaşmayı beklemezler ve aksine içlerinden zıt düşmeyi geçirirler. Yeni geliştirdikleri soyut düşünme yeteneklerini kullanmak isterler. Yorumları radikal denecek kadar açık fikirli, sisteme karşı ve hatta herzeyi boş gören tarzda olabilir. Bundan paniklememek lazımdır. Böyle fikirler ileri sürmelerinin amacı, ebeveyni “ isyan” ettirmektir. Ergenin düşüncelerinden çok davranışlarına bakmalıdır. Sergilenen davranışlarla ileri sürülen fikirler aynı değildir.

_Çocuğumuzun bize gösterdiği güveni kaybetmemeliyiz. Anlattıklarını başkalarına aktarmamalı , hele alay veya aşağılama konusu yapmamalıyız. Fakat eşimizle çocuğun problemlerini paylaşmalı ve bunu yerine göre çocuğa da hissettirmeliyiz.

-Eğer konu eşimizle paylaşmayı gerektirecek kadar önemliyse, bunu çocuğun kendisinin eşimize anlatması daha uygundur. Çocuğun yanında olduğumuzu ve yardımcı olacağımızı ifade etmeli, ancak kendisinin anlatmasını teklif etmeliyiz. “Eğer babana (veya annene) söylemekten çekiniyorsan o zaman ben söylemek zorundayım. Ama ben söylerken sen de yanımda olmalısın” diyerek durumu açıkça anlatmalıdır.

-Tepkilerimizde aşırıya kaçmak, genci hatalarından dolayı suçluluk hissine sokmak yanlış olur. Onları önemsediğimizi, görüşlerine saygı duyduğumuzu hissetmelidirler.

-Genci dinlemeyi bilmek önemlidir. Onu iyice dinlemeden öğütleri vermek yanlıştır. Ebeveyn nasihate başlar başlamaz, delikanlı konuşmayı kesmek isteyebilir. Bundan gücenmemeli, onun yaşı icabı olduğunu bilmelidir.

- Ergenler anne-babanın tecrübe ve tavsiyelerinden yararlanmakta isteksizdirler. Haklı olduğumuz, sözlerimiz onların iyiliği için bile olsa bizi dinlemezler. Nasihatlerimize kulak verirlerse hürriyetlerinin tehlikeye gireceğini düşünürler. Anne-babanın öğüdüne uyarak doğru yapmaktansa, kendi kararlarıyla başarısız olmayı tercih edebilenler.

- Yine de, problem çıkarsa da tavsiyelerde bulunmalı, onları uyarmalıyız. Çünkü her şeye rağmen bizi dinlerler, yapmak istemezlerse de kulak verebilirler.

-Günde en az bir defa birlikte yemek yemek ailece paylaşılan bir mutluluktur. Burada iyi haberler konuşulmalı, sohbet ve muhabbet içinde sofraya oturulmalıdır.Bu esnada televizyon kapatılmalı, telefonun fişi çekilmeli ve sadece yemek yiyip sohbet edilmelidir.

Ergen- ebeveyn iletişimi kurmak gerçekten anlayış, sabır ve ustalık ister.