Çocuk Sevgisi Ve Ailede Çocuk Eğitimi
5337 kez gösterim alındı.

Üst Başlıklar
6-9 Yaş Dönemi Çocukların Gelişim Özellikleri
Ailedeki Stres Etkenleri Ve Çocuk
Çocuğunuz İle Vakit Geçirin
Çocuk Sevgisi Ve Ailede Çocuk Eğitimi
Çocuklarımızı Eğitelim Ama Nasıl?
Delikanlıya Nasıl Davranılmalı?
Duygusal Ve Sosyal Gelişim
Ergenin Psikolojisi
Ergenle Nasıl Konuşmalı?
Ergenlik Dönemi Önemli
Kişilik Gelişimi
Ne Normal Ne Anormal?
İçerik oylama
 
 
 
 
ÇOCUK  SEVGİSİ  VE  AİLEDE  ÇOCUK  EĞİTİMİ
 

‘’İnsanları sevip,sevdiğini de hissettirmek aklın yarısıdır’’

Her şeyin mayası,özü sevgi.Sevmenin ve sevilmenin hayatımız içinde ne denli önemli olduğunu sanırım hepimiz biliyoruz.Ama bazen bildiklerimiz uygulamaya geçmek için yeterli olmuyor.Ne güzel demiş şair.

‘’Bir nazlı kuşa benzer çocuk dediğin,

Ev ister ,ekmek ister,öpülmek,okşanmak ister.’’

Hayatımıza anlam katan çocuklarımız bizden çok şey istiyorlar ve bekliyorlar.Ama bu beklentilerin başında tabii ki önce sevgi ve ilgi geliyor.Tüm anneler-babalar çocuklarını severler ama sorunumuz bu sevgiyi gösterememekte,ya da yanlış anlamda göstermekte yatıyor.

‘’Sevmek dokunmaktır’’ sevginizi içinizde saklamayın.Her nedense böyle bir anlayışa sahibiz.Sevgimizi gösterirsek eğer,çocuk şımarır diye.Ama onun her istediğine evet demekle,pahalı oyuncakları önüne sermekle şımaracağı hiç aklımıza gelmez;sonra da yakınırız’’her gün bir oyuncak alıyorum bu çocuk hala doymuyor,bilmem ki ne istiyor’’ diye.Bu tarz şeyler çocuklar için geçici tutkulardır.Çocuk bir süre onunla meşgul olur sonra yeniden arayışa başlar.Aradığı gerçek ilgi ve sevgidir.Yetiştirme yurtlarını bir düşünün,oraların maddi anlamda her şeyleri vardır,yuva sıcaklığı ve aile sevgisi dışında.Sevgi diyince bu konuda yapılan güzel bir tahlili sizlerle paylaşmadan geçemeyeceğim.Masumi TOYOTOME isimle ber japon sevgiyi tahlil etmiş,dünyada sevilmek istemeyen yok gibidir diye başlıyor hikayesine ve üç şekilde ele alıyor sevgiyi.

*Eğer türü sevgi diyor birincisine,

*Çünkü türü sevgi diyor ikincisine,

*Rağmen türü sevgi diyor üçüncüsüne.

Eğer türü sevgide bekletilenlerin karşılanması vardır.

Belirli beklentileri karşılarsak bize verilecek sevgidir bu.Eğer iyi çocuk olursan annen , baban seni sever.Eğer başarılı ve önemli kişi olursan seni severim.Eğer bir eş olarak benim beklentilerimi karşılarsan seni severim.Toyotome en çok rastlanan sevgi türü budur diyor.Bir şarta bağlı olarak sunulan sevgi.Sevenini, istediği bir şeyin sağlanması karşılığı olarak vaat edilen bir sevgi türüdür.Nedeni ve şekli bakımından bencildir.Ne kötüdür ki en saf olması gereken anne- baba sevgisinde bile”eğer” türüne rastlanıyor.

Çünkü türü sevgi de ise kişinin sahip olduğu bazı özellikler vardır sevgiye neden olan. Başka birinin bizi sevmesi bir nedene ya da şarta bağlıdır.Örneğin “Seni seviyorum” nedeni “çünkü çok güzelsin çok yakışıklısın”. “Seni seviyorum çünkü çok zenginsin veya çok popülersin çok vs”.

İki sevgi türü karşılaştırıldığında “çünkü türü sevgi “ daha çok tercih edilebilir düzeydedir.Bu sevgide insanın zaten sahip olduğu özellikler sevgiye temel teşkil ettiği için sevilen kişiye bir yükümlülük getirmez.Diğerinde (eğer) bir beklenti koşulu olduğu için insana ağır gelen yükler vardır sevginin temelinde. Aslında biraz derine inilirse “çünkü türü sevgi” de derin sorumluluklar yükler insana.ailenin en güzel kızı yeni doğan bebeğe içerler, benden daha güzel mi diye.Zenginliği ile popüler olan bir kişi daha zengin biri gelince popülerliğini kaptırmamak için çabalar durur.Sürekli bir rekabet vardır bu sevgide, sürekli daha fazla çaba söz konusudur.İşte bu yüzden insanların aradığı sevgi bu da olamaz diyor TOYOTOME.

Ve anlatmaya başlıyor gerçek sevgiyi ve “rağmen türü sevgi diye adlandırıyor bunu.Her şeye rağmen sevebilirsek bir insanı, işte gerçek sevgi budur diyor.Farkında olsanız da olmasanız da tür sevgi sizin için yiyecek içecek kadar,hayat, kadar, önemlidir.Eşinizi,işinizi çocuklarınızı herşeye rağmen sevebiliyorsanız ne mutlu.Tüm aramazlıklarına rağmen o ( çocuğunuz) eviniz neşesiyse,başarısızlıklarına rağmen ona içten güveniyorsanız ne mutlu size. İşte tüm bunların ışığında biz biz diyoruz ki”lütfen sevgilerinizde bir koşul aramayın, her şeye rağmen koşulsuzca sevin çocuklarınızı ve tüm insanları” sevgi üzerine yaptığımız bu kadar paylaşımdan sonra biraz da çocukların davranışları üzerinde durmak istiyorum , daha doğrusu davranışa yansıyan nedenler üzerinde. Sevgili anne-babalar; çocuklarınızın aile ortamında farklı davranışlara yöneldiğini görürseniz mutlaka ve mutlaka kendinize sorun. Acaba biz hangi ihtiyacını karşılamıyoruz da çocuğumuz böyle tepkiler veriyor diye.Hiçbir davranış nedensiz değildir. Bizler aile olarak çocuklarımızın davranışları ile edilmeye sonuçlarını değiştirmeniz mümkün değil. Örneğin sıkıntısını sevdikleri ile, ailesi ile paylaşmayan çocuk fark edilmek için hırçın davranışlara başvurabilir, tırnak yiyip altını ıslatabilir, yalan söyleyebilir. Böyle bir durumda çocuk aile içerisinde görülmeye, fark edilmeye başlar ve çocuk da amacına ulaşmış olur . Ancak aile ile sadece sonucuna odaklanır da çocuğun gerçek problemini görmezden gelirse çözümler de sunî olacaktır ve problem bu kez karşımıza farklı bir şekilde çıkacaktır.

“ Çocukları iyi yetiştirmenin yolu insanlara doğru davranışları öğretmekten geçer”. Biz iyi bir çocuk yetiştirmek istiyorsak örnek olmalıyız. Görmek istediğimiz davranışı çocuğumuza somut olarak biz gösterebilmeliyiz.İnsanların ilgileri üç şekilde ele alınabilir.

1.Olumlu ilgili:

a) Fiziksel anlamda;öpme, kucaklama, okşama vs.

b) Psikolojik anlamda ; övme, teşekkür, göz kırpma ,onaylama vs.

2.Olumsuz ilgi:

a)Fiziksel anlamda;yumruk atma, itme, tokat, tekme vs.

b)Psikolojik anlamda;eleştiri, küçümseme, omuz silkme, tepeden bakma vs.

3.Sıfır ilgi :

En kötü ilgi şeklidir. Bu insanları yok saymaktır.İnsanlar için en zor

Olanı dikkate alınmamak, görmezden gelinmektir. Sıfır ilgi insana “sen değer sizsin” mesajı gönderir.

Bizler aile olarak çocuklarımıza gereken ilgiyi göstermeliyiz.Eve çok yorgun gelen bir baba olsak da onun babası olduğumuzu unutmamalı,onun babaya olan ilgi ve ihtiyacını yalnız bizim giderebileceğimizi bilmeliyiz.Onlara olan sevgimizi dokunarak, sarılarak , hissettirmeye çalışmalıyız. (Dokunmanın,sarılmanın ve sevmenin depresyonu önlediğini unutmayalım. ) Bakın 9 yaşındaki bir çocuk ailesine olan beklentisini nasıl dile getiriyor. “Bana yumuşak ve nazikçe dokunursan, bana bakıp gülümsersen,Beni ara sıra dinleyip,Senden önce konuşmama izin verirsen,Büyüyeceğim ,gerçekten BÜYÜYECEĞİM.”

Çocuk eğitiminde çıkış noktamız sevgi olmalı, paylaşım olmalı.Bir çin atasözü diyor ki “gülmeyi biliyorsan eğer o dükkanı kapat”Bizler de çocuklarımıza temeli sevgi ve anlayışa dayalı bir yaklaşımla yaklaşabiliriz.

Aileler çocuk eğitimde genellikle hedefleri doğru koyuyorlar ama hedeflere ulaşmada başarısızlığa uğruyorlar.Doğru hedefe doğru adımlarla varılır.”Ben çocuğumun çok kitap okumasını istiyorum ama hiç okumuyor.”diyen bir anne baba bu yolda kendisi de örnek olabiliyorsa çocuk bunu mutlaka öğrenecektir. İstiyorum ama olmuyor, lütfen bu atalet duygularını aşmayı bilelim. (İstekler uğrunda çaba harcanırsa ancak gerçekleşir.)