Bayrağımızı Bayrak Yapanlar
3441 kez gösterim alındı.

Üst Başlıklar
İçerik oylama
 
 
 
 

BAYRAĞIMIZI  BAYRAK  YAPANLAR

Rengini Şehitlerimizin al kanından alan Ay-Yıldızlı şanlı bayrağımızı, Marios Matsakis adındaki palikaryanın kirli ellerinde görünce, kanım dondu. Ne yapmış, bu Avrupa Parlamentosunun üyesi sözde Rum milletvekili?.. 1 Kasım 2005 Salı günü, KKTC’nin Akıncılar bölgesindeki bir nöbetçi kulübesine çekilen bayrağımızı indirip, çalıp kaçmış. Böylece, 1996 yılında aynı suçu yaşamıyla ödeyen, fanatik Rum gencinin intikamını aldığını söylemiş.

Kahredici olayın Güney Kıbrıs’tan görüntüsü böyle. Gelelim KKTC’deki görüntüsüne:

Akıncılar bölgesi, Rum’un gözüne parmak gibi giren, Lefkoşe doğusunda, Kuzeyin en hassas bölgesidir. Buradaki nöbetin, hiç kesintisiz 24 saat değil, 25 saat tutulması gerekir. Böylesine bir cehennem kazanında, nöbet kulübesinde nöbetçi bulunmayacak ve de şanlı Bayrağımız savunmasız kalarak, düşmanın kirli ellerine düşecek. İhmalin bu derecesi görülmüş değildir. Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı, bu olayın sorumlularını tespit edip, en ağır şekilde cezalandırmalıdır. Çünkü, ulusal onurumuz ağır bir yara almıştır.

1996’DAN 2005’E NASIL GELDİK ?

1996 yılında Kıbrıs’ta Türk Barış Kuvvetleri Komutanı olan, halkımızın sevgili Tamburalı Paşası Korgeneral Hasan Kundakçı askerliğe ilk adımını atarken verdiği namus sözünü yerine getiriyor; Türk Milletinin egemenlik ve bağımsızlık simgesi olan Ay-Yıldızlı şanlı bayrağımıza yönelik saldırıyı, mütecavizin canı pahasına durduruyordu. Önceki yıl, teslimiyetçi/işbirlikçi takımına karşı katıldığı bir Tv. Programında, kendisine bu olay hatırlatıldığında; “Bugün de, yine aynı şekilde hareket ederdim” diyerek, 1996’daki kararlılığını gösteriyordu.

Türk Ordusunun Hasan Paşaları millete verdikleri sözü tutarlar. Bu söz, asker ocağına adım atan her Türk Gencinin verdiği sözdür. Ve aynen şöyledir;

Barışta ve savaşta, karada, denizde, havada , her zaman ve her yerde, Milletime ve Cumhuriyetime doğruluk ve muhabbetle hizmet ve kanunlara ve nizamlara ve amirlerime itaat edeceğime; askerliğin namusunu, Türk Sancağının şanını canımdan aziz bilip, icabında Vatan, Cumhuriyet ve Vazife uğrunda SEVE SEVE HAYATIMI FEDA EYLEYE-CEĞİME NAMUSUM ÜZERİNE ANT İÇERİM.

Kıbrıs’ta geçen yıl 24 Nisan günü yapılan halkoylamasında; Batılıların (AB/ABD) ve Erdoğan, Gül,Talat üçlüsünün vaatleri ile Annan Planına EVET diyen Türkler cezalandırılıp, HAYIR diyen Rumlar ödüllendirilerek 1 Mayıs 2004’te Avrupa Birliğine (AB) alınırken, o günden bu güne ne AB, ne de ABD verdiği sözlerin hiçbirini yerine getirmedi. Öyleyken, kimseden ses çıkmıyor. Kuzeydeki kardeşlerimiz, demokratik yöntemlerle iktidardakilere hesap soracağına; KKTC’nin içini boşaltırcasına, bir an önce pasaport almak için güneye koşturuyor. İşte, Marios Matsakis’leri yüreklendiren, bu olumsuz görüntülerdir.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin (KKTC) Dışişleri ve Savunma Bakanı Serdar Denktaş, Türk Bayrağına yönelik saldırıyı BM.Genel Sekreterine, Avrupa Parlamentosu başkan ve üyelerine yolladığı mektuplarla protesto etmiş… Kıymeti harbiyesi yoktur. Sayın Serdar Denktaş bayrağımızı Rumlara kaptıran ihmalin sorumlularını bir an önce tespit ederek, adaletin huzuruna çıkarmalıdır. Sonra da, Mücahit Babasının çizmelerini giyerek, sınır boyunca mevzilerimizi tek tek denetleyip, görülen aksaklık ve eksiklikleri süratle gidermelidir.

DUMLUPINAR’DAN AKINCILARA MESAJ VAR

30 Ağustos 1922, Batılı emperyalistlerin her türlü desteğine sahip bulunan işgalci Yunan ordusunun Anadolu’nun bağrında imha edildiği gündür. O gün, Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın Afyon batısındaki Dumlupınar arazisinde bizzat yönettiği Meydan Muharebesiyle, tarihimizin en şanlı zaferlerinden birini kazandık.

Mareşal Gazi M. Kemal Paşa, ertesi gün diğer komutanlarla birlikte savaş alanında denetlemeler yaparken, karşılaştığı bir sahneden fevkalade etkilendi. Çünkü, inanılır gibi değildi. Yunan topçu ateşinin açtığı büyücek bir çukurda, Şehitlerimizin tam ortasında bir Sancak, bütün heybetiyle dimdik duruyordu. Sancaktar Şehit düşmüş; fakat, namusuna teslim edilen Sancağı sımsıkı kavrayarak, yere düşürmemişti.

ATATÜRK, 30 Ağustos Büyük Zaferinin simgesi olarak, bu sahneyi seçti. İki yıl sonra Zafer Tepede, Şehit Sancaktar Mehmetçik Anıtının temelini atarken, şu veciz konuşmayı yaptı;

“Bu anıt Türk Vatanına göz dikenlere; Türk’ün 30 Ağustos günündeki ateşini, süngüsünü, hücumunu, kudret ve iradesini hatırlatacaktır.”

BAYRAĞIMIZI BAYRAK YAPANLAR KAHRAMAN ŞEHİT VE GAZİLERİMİZDİR. TOPRAKLARIMIZI VATAN YAPANLAR DA ONLARDIR.

Kaynak: www.sehitlerolmez.com