Hayvanat Bahçesi
8358 kez gösterim alındı.

Üst Başlıklar
Annemin İksiri
Arkadaşlık
At Yavru Ve Tay
Ay Dede
Bahçemizdeki Kedi
Çiçeğim
Çocuk Neyi Nasıl Öğrenir
Dedem ve Ben
Deniz ve Kum
Denizyıldızının Öyküsü
Gerçek Bir Öykü
Gerçek Sevgi
Gökyüzü
Hayvanat Bahçesi
Koltuk Değneklerinden Koşucu Olmaya Giden Yol
Köy Ve Oyun
Köye Yolculuk
Kumru Ailesi
Kurabiye
Maniler
Minik Serçe
Ormandaki Dere
Piknik
Yanlış Anlama Anne
Yavru Fil
Zamanla Kaybettiklerimiz
İçerik oylama
 
 
 

 HAYVANAT BAHÇESİ

 
    Hayvanat bahçesine gitmek istiyordum. Babama söyledim. Babam "tamam oğlum" dedi. Cumartesi günü hazırlandık. Hayvanat bahçesine gidiyorduk. Çok mutluydum. Beni küçükken de götürmüşler. Küçüktüm tabi. Hayal gibi. Sonunda geldik.

    Büyük bir girişi vardı. Çok büyük bir giriş. Hemen girişin altında da gişe. Babam gişeye ödeme yaptı. İçeriye girdik. Biraz yürüdük. Maymunları gördük. Çok maymun vardı. Renkleri de farklı. Cinsleri de farklı. Boyları da farklı. Kimisi kafeste yerdeydi. Kimisi kafesteki ağacın üstünde. Kafesin önünde bir yazı vardı. "Kafeslere yiyecek atmayın" diyordu. Onlar bakıcılar tarafından besleniyordu. Saatli olarak besleniyordu. Babam bu konuda beni uyarmıştı.

    İleride kocaman iki aslan gördüm. Kafesin içindeydiler. İki koca aslan. Bir ileri bir geri dolaşıyordu. Gerçekten çok büyüklerdi. Biraz korktum sanki. Babam da fark etti. Yola devam ettik. Renk renk kuşlar gördüm. Papağanlar dikkatimi çekti. Kırmızı, yeşil, lacivert. Ne güzel renkleri vardı. Sesleri güzel değildi. Fakat akıllı oldukları belliydi. Kapalı cam bir kafes vardı. İçinde de büyük bir yılan. Çok büyük bir yılan. İçim ürperdi. Hayvanat bahçesinde akvaryumlarda vardı. İçinde de balıklar. Çeşit çeşit balıklar. Renk renk balıklar. Boy boy balıklar. Büyüklükleri de farklıydı. Renkleri de farklıydı. Cinsleri de farklıydı.

     Koskocaman bir deve gördüm. Çok şaşırdım. Çok büyüktü. "Baba beni kucağına alır mısın?" dedim. Onun boyu kadar yükselmek istedim. Babam beni kucağına aldı. Oradan da omuzlarına oturttu. "Daha iyi gördün mü Ahmet?" dedi. "Gördüm baba" dedim. Ağzını garip bir şekilde oynatıyordu. "Baba ağzını ne yapıyor öyle?" diye sordum."Geviş getiriyor oğlum" dedi. "O da ne demek" dedim. Midesindeki yiyecekleri ağzına getiriyormuş. Onları iyice çiğniyormuş. Pek anlamadım ama neyse. Babamın omzunda zürafayı gördüm. Ama yinede yetişemedim. Ona bakarken kafamı kaldırdım.

     Karıncayiyen, timsah, koç, ördekler, tavşanlar, kediler, hindiler, tavuklar, horozlar, kazlar... Bildiğim bilmediğim hayvanlar. O kadar çoktular ki onlara hayran kaldım. Bu kadar çok hayvanı görmek beni şaşırttı. Babama sıkıca sarıldım. Teşekkür ettim. Mutluluğum babamı da mutlu etti. "oğlum yine geliriz" dedi.

 

BANU TASLAK