Anne-Çocuk Bağımlılığı
4576 kez gösterim alındı.

Üst Başlıklar
Anne-Çocuk Bağımlılığı
DENEYE DENEYE DENEMELER
Eğitim’in Önemi
Gelecek Planlaması
İçerik oylama
 
 
 
ANNE-ÇOCUK BAĞIMLILIĞI

Biz öğretmenler okulda pek çok sorunla karşılaşırız. Hangi birini anlatmalı bilmiyorum.

Ancak asıl üzerinde durulması gereken konu, bu sorunların neden ortaya çıktığıdır.

Elbette ki pek çok sebep olmakla beraber, ana sebebin ailedeki eğitimsizlik ya da yalan- yanlış eğitim olduğu söylenebilir. Bu durum pek çok sorun oluşturmaktadır:

İşte bunlardan bazıları:

  • Hiperaktivite
  • Dikkat eksikliği
  • Okul başarısızlığı
  • Yatağını Islatma
  • Tırnak yeme
  • Saldırganlık
  • Karşıt-gelme karşıt-olma bozukluğu
  • Kekemelik
  • Kendine güvensizlik
  • Öfke, Kızgınlık
  • Korkular, Kaygı
  • Anne bağımlılığı,
  • Kardeş kıskançlığı
  • Uyum problemi
  • Fobiler
  • Aile rehberliği
  • Öz güven eksikliği (K-1)

Bunların içinde en önemli olanı beklide ANNE BAĞIMLILIKTIR.bu sorun sanki erkek çocuklarda daha çok çıkmaktadır. Bu durum toplumsal yapımızda çocuklarla daha çok evde duran annenin ilgilenmesinden kaynaklanmaktadır.annelerimiz ise, kültürel yapımızdan kaynaklanan düşüncelerle erkek çocuklara daha fazla ilgi göstermektedirler.

Toplumumuzda genelde “ erkek çocuklar şımarık yetiştiriliyor. Sadece şımarıklık değil daha vahimi bağımlı. Türkiye’ye özgü bir örnek olarak pekala söylenebilir bu anne bağımlılığı çok yüksek. Anne ile erkek çocuk arasında bağımlılık var.

Yetişkin olma yolunda çocuk annesiyle bağımlılığını bir yaştan sonra keser, kendi başına bir varlık olmaya çalışır. Kendi başına bir varlık olmayı öğrenir yavaş yavaş. Ergenlikte bu iyice pişer ve kendini ispat etmek ister, kendi başına bir varlık olarak kabul görmeye çabalar. Sonra da bir yetişkin haline gelir.

Oysa anne bağımlısı olan erkekler hiç bir zaman yetişkin erkek haline gelemiyor. Bir yetişkinin özelliklerini gösteremiyorlar. Şımarık çocuk özellikleri gösteriyorlar. Yani ben merkezli. Çocuk için dünya kendi etrafında döner. Her şey onun istediğine göre düzenlenir, o hiçbir şeye mecbur değildir. Hayat ve düzen ona göre yapılır.”

Büyüdüklerinde “bir yetişkin olmanın algılamaları yoktur.” (K-2)

“Prof. Dr. Haluk Yavuzer, çocuk yetiştirmede karşılaşılan ebeveyn tutumlarını şu şekilde gruplandırıyor.

Baskıcı – otoriter tutum: Baskıcı ailelerde büyüyen çocuk, düşük benlik sahibi, güvensiz ve çekingen olur.

Destekleyici - yetkili ve güvenli tutum: Böyle sağlıklı aile ortamında çocuk kendi başına karar verebilir ve sorumluluk sahibi olur.

Gevşek tutum: Böyle bir ortamda sosyal yönü zayıf, bağımsızlığı kolayca elde edemeyen çocuklar yetişir.

Aşırı korumacı tutum: Bu ortamdaki çocuklarda anne bağımlılığı oluşur ve çocuğun toplumsal gelişimi engellenmiş olur.

Tutarsız tutum: Çocukta tutarsız ve dengesiz bir kişilik geliştirir” (K-3)

Yanlış yetiştirmeden kaynaklanan çeşitli sorunlar taşıyan bir birey, her şeyden önce ya kendini gereği kadar yetiştiremez ya da elde ettiği değerlerden yeteri kadar yararlanamaz.

Çocuklarda oluşan bağımlılık da, onun kişiliğini ve geleceğini olumsuz etkilemektedir.

Çocuklarımızın elde edebilecekleri başarıları en üst düzeyde yakalayabilmeleri için, yetiştirilmelerine çok dikkat etmeliyiz. Bu yüzden, anne-babaların çocuk yetiştirme konusunda kendilerini yetiştirmeleri gereklidir.

Aksi takdirde her şeyiyle 100’lük bir öğrenci, sonuçta hayatta bu değerin altında bir başarı elde edebilecektir.

Bunu da hangi anne-baba ister ki?

KAYNAKÇA

K-1 : http://www.nlpturk.net/nlp_danismanlik.htm

K-2: http://www.nevvalsevindi.com/oku.php?id=342

K-3: http://www.ulker.com.tr/ulkerportal/haberler/info.cfm?iid=399

 
(SINIF ÖĞRETMENİ)