53-11 Kekemelik
3197 kez gösterim alındı.

Üst Başlıklar
İçerik oylama

KEKEMELİK

 

Kekemelik terimi sözel iletimi sıklıkla ve önemli ölçüde bozan konuşma kusurları anlamında kullanılmaktadır. Kekemeliğin en açık görülen özelliklerinden biri kelimelerin cümlelerin ve özellikle hecelerin tekrarıdır.

Tekrarlamalar özellikle çocuklarda normalde 4-5 yaşına kadar görülebilmektedir. Bu masum tekrarlarla kekemeliğin birbirinden ayırt edilmesi gerekmektedir. Çocuklardaki bu normal akıcılık kusurunun kekemelik haline gelmesinde ailelerin baskı ve çocuğun bu konuşması üzerine toplamasıdır denmektedir.

Kekemelikte en önemli özelliklerden biri kelimelerin yada hecelerin tekrarlanmasıdır. Bazen harflerin çıkarılmasında da zorlanılabilir.

Bazen bu takılmalara eşlik eden motor hareketler olabilir. Bunlar ise basit göz kırpmalardan gözdede sarsılmalara kadar varabilir.

·        Hecenin yada kelimenin başındaki h sesinde görülür. Baştaki sessiz harf sesli harften daha zor çıkarılır.

·        Cümlenin ilk kelimesinde daha çok görülür.

·        Uzun kelimelerde kısa kelimelere göre daha sık görülür.

·        Sessiz harften sesli harflere geçişlerde daha çok görülür.

·        Telefon görüşmeleri,

·        Bir isim söylerken,

·        Önemli bir şey söylemek isterken,

·        Zaman yetersizliğinde,

·        Kekeleyen kişiyi zor anlayacağı düşünülen birileri ile konuşulduğunda

·        Önemli bir şahıs ile konuşulduğunda

·        Geniş bir dinleyici kitlesine konuşulduğunda

 

Tedavi

Bu tedavide iki anahtar unsur vardır. Birincisi kişinin kekemeliğin daha az şiddetli olmasını öğretmek ikincisi ise kekemelik kokusunu azaltmak bu korkuya bağlı engelleyici davranışları yok edip sosyal yaşamdaki kısıtlayıcı özelliğini ortadan kaldırmaktır.

Kekemeliğin tedavisi özel eğitimle yapılmaktadır. Tek başına verilecek bir ilaç yoktur. Bazen aşırı anksiyete ve durumun oluşturduğu depressif durumları ortadan kaldırmak için ilaç kullanılabilir. Öncelikle kişinin kekemeliğinin tipi tespit edilip ona uygun bir eğitim programından geçirilen hastalar kısa bir süre içerisinde daha rahat konur hale gelmektedir. Kekemeliği tam manası ile yenemeyenler bile hiç olmazsa sosyal yaşamlarında bir miktar daha rahat olmalarını sağlayacak hale gelebilmektedirler

.

Kekemeler daha çok Hecenin yada kelimenin başındaki h sesinde görülür. Baştaki sessiz harf sesli harften daha zor çıkarılır. Cümlenin ilk kelimesinde daha çok görülür. Uzun kelimelerde kısa kelimelere göre daha sık görülür. Sessiz harften sesli harflere geçişlerde daha çok görülür.

Kekemeliği Artıran Durumlar

Telefon görüşmeleri,

Bir isim söylerken,

Önemli bir şey söylemek isterken,

Zaman yetersizliğinde,

Kekeleyen kişiyi zor anlayacağı düşünülen birileri ile konuşulduğunda

Önemli bir şahıs ile konuşulduğunda

Geniş bir dinleyici kitlesine konuşulduğunda

Kekemeliği Değiştirme Tedavisinde Amaç

Kekemeliğin tedavisi özel eğitimle yapılmaktadır. Tek başına verilecek bir ilaç yoktur. Bazen aşırı anksiyete ve durumun oluşturduğu depressif durumları ortadan kaldırmak için ilaç kullanılabilir. Öncelikle kişinin kekemeliğinin tipi tespit edilip ona uygun bir eğitim programından geçirilen hastalar kısa bir süre içerisinde daha rahat konur hale gelmektedir. Kekemeliği tam manası ile yenemeyenler bile hiç olmazsa sosyal yaşamlarında bir miktar daha rahat olmalarını sağlayacak hale gelebilmektedirler

 

ÖĞRETMENLER İÇİN ÖNERİLER


 - Kekeleme davranışı gösteren öğrencinin duygusal ve sosyal açıdan sağlıklı gelişmesi tedavinin iyi sonuç vermesi ve öğrencinin akademik açıdan başarılı olabilmesi için anne -baba - sınıf öğretmeni- psikolojik danışman -özel eğitim öğretmeni ve okul yönetiminin işbirliği içinde çalışmaları gerekmektedir.
 -  Bu tür çocuklar kendilerini rahat hissederlerse daha az kekelerler bu açıdan sınıf içinde kendini rahat hissettiği ve kendisini kolay ifade edebileceği ortamlar sağlanmalıdır. Örneğin; müzik dersinde şarkı söyletmek öğrencinin kendisini rahat hissettiğinde daha az kekelemesine  ve özgüveninin artmasına sebep olur.
  -  Bu çocuklar farklı konuştukları için arkadaşları tarafından dışlanır, alay edilebilirler.Arkadaşları tarafından dışlanıp, alay edilen çocuğa sınıf öğretmeni ve Rehber Öğretmen tarafından zamanında müdahale edilmeli,arkadaşlarıyla sınıf içinde  bu ve benzer farklılıkları kabullenmelerini sağlayıcı çalışmalar yapılmalıdır. Rehber Öğretmen ile işbirliğine girilerek farklılıkları kabullenme ve bu çocuklara saygı duyma ile ilgili oyunlar oynanabilir, konuşmalar yapılabilir,etkinlikler uygulanabilir. 
 -  Konuşurken öğrencinin nasıl konuştuğuyla değil ne söylediğiyle ilgilenilmelidir
.
  -
Öğrenci konuşmak istemezse kesinlikle zorlanmamalıdır. 
  - Okul içinde folklör, bando çalışmaları, koro çalışmaları gibi etkinliklere teşvik edilmesi kendini ifade edebilmesi adına  önemlidir.
 -  Konuşurken çocuk beklenmeli, sabırsız davranışlar gösterilmemelidir.
 -  Konuşurken çocuğun sözü kesilmemeli, yarım kalan cümleleri tamamlanmamalıdır. 
 -  Sınıf içinde konuşma etkinliklerinde bu öğrenciye diğer öğrencilerinden daha fazla zaman tanımak uygun bir davranış olacaktır.
 -  Cevabı uzun olan sorular sormak öğrencinin kaygısını arttıracağından, kısa ve net cevaplı sorular sormak daha faydalı olacaktır.
 -  Bu öğrencilere de diğer öğrenciler gibi sorumluluklar verilmeli ve yerine getirmeleri sağlanmalıdır. Bu özelliklerinden dolayı bu çocuklara diğerlerinden farklı davranmak doğru değildir. 
 -  Öğretmenin öğrenciyi dinlerken, rahat bir beden duruşunda olması, çocuğa dönük olarak dudaklarına bakmak yerine göz teması kurarak geri bildirimler vererek iletişime girmesi öğrencinin kendisini iyi hissetmesi adına önemlidir.
 -  Öğrenci özel eğitim desteği alıyorsa; özel eğitim öğretmeni ile işbirliği içinde çalışılması önemlidir.

 

 

              ANNE – BABALAR’A  ÖNERİLER

 

1.    Kekemelik konusunda kendi olumsuz duygularınızı giderin.

            Sizin geriliminiz ona da yansıyacaktır. Çocuğunuzu “normal çocuk” gibi kabul edin. Unutmayın ki hecelerin %10’unda kekeliyorsa, %90’ını da kekelemeden söylemektedir. “İleride ne olur?”diye endişelenmek yerine; ona nasıl yardım edeceğinizi düşünün.

2.Çocuğunuzun üzerindeki konuşma baskısını azaltın.

A. Çocuğunuz konuşurken onu dikkatle dinleyin. Gözleriniz onda     olsun. Yüzünüzde endişeli veya gerilimli bir ifade olmamasına özen gösterin.

B. Çocuğunuz konuşurken sabırla bitirinceye kadar bekleyin. Sözünü kesmeyin. Bitirdikten sonra acele cevap vermeyin. Çocukla olan diyalogunuz  telaşlı bir hava içinde geçmesin.

3. Çocuğunuzun  üzerindeki genel stresi azaltın.

A. Gündelik hayatınız çok konuşmalı mı geçiyor? Dinlenmeye ve gevşemeye zaman kalmıyor mu?  Çocuğunuz ne yalnız kalmalı, ne de aşırı bir telaş ve koşuşma içinde yaşamalı. Sakin bir yaşayışı olmalı.

B. Davranış ve tutumunuz çocuğu utanç ,suçluluk ve yetersizlik duyguları içine itmemeli. Çocuk kendisini reddedilmiş, itilmiş, hor görülmüş hissetmemeli. Bu gibi duyguların oluşturduğu endişeler sonradan kekemelik olarak ortaya çıkabilir.

 

4. Çocuğunuza zaman ayırın.

A. Çocuğunuzla elinizden geldiğince birlikte olmaya çalışın. Nasıl konuşursa konuşsun sizin için değerli olduğunu, konuşma şeklinin ve düzeninin önemli olmadığını çocuğa hissettirin. Çocuğunuza uygun bir ses tonuyla ve hecelemeden, akıcı bir üslupla bol bol okuyun. Seçtiğiniz kitap ve konuların içeriğinin çocuğun akademik düzeyine uygun olduğu kadar; grameri, dilinin ağırlığı açısından da çocuğun durumuna uygun olmasına dikkat edilmeli.

B. Çocuğunuzun dil ve konuşmayla ilgili deneyimleri zevk verici olsun. Konuşmasını kızmak, azarlamak, cezalandırmakla değil mutluluk veren olaylarla destekleyin.

C. Duygu ve heyacanlarını sözle ifade etmesine imkan tanıyın, söylediklerini önemseyin. İfadede güçlük çekiyorsa ona yardımcı olun. Ama asla ifade ve sözcüklerini çocuğun ağzından alıp siz söylemeyin.

5. Çocuğunuzun konuşmasına siz iyi bir model olun.

A. Gerek konuşurken, gerekse de okurken konuşma ve okuma hızınızı yavaşlatın. Bu konuda kendinizi eğitmeniz gerekebilir. Cümleler ve kelimeler arasındaki zamanı uzatmakla işe başlayın. Sonra kelimeleri de yavaş söylemeye gayret edin. Asla heceleyerek okumayın.

B. Konuşmanızı yavaşlatmanız yanı sıra zahmetsiz ve yumuşak tarzda konuşmaya çalışın. Çocuğunuzun da öğrenmesi gerekecek olan budur.

6. Çocuğunuzun kekelemesine uygun tepkiler verin.

A.“uygun tepki” çoğu zaman hiç tepki vermemek, KEKELEMİYORMUŞ gibi sabırla çocuğu dinlemek, konuşmasını alay yapmamaktır.

B. Ancak bazı kelimeleri söyleyememek, takılmak çocuğa çok sıkıntı verebilir. Böyle zamanlarda sizden tepki gelmemesi daha da kötü olabilir. Bir şey söylemek ihtiyacı duyabilirsiniz.

C. Bu gibi durumlarda ses tonunuzda acımak,olumsuz bir yorum,kaygı ya da şaşkınlık ifadesi bulunmaksızın, hatta alaysız bir tarzda hafifçe gülümseyerek “bu kelime uğraştırdı seni”, “bazen zor oluyor değil mi?” gibi sözler söylemeniz gerekebilir. Bu gibi sözler çocuğun gayretini tanıdığınızı ve kekelediği için onu suçlamadığınızı ifade edecektir.

D. “Konuşmasını düzeltmekten , daha yavaş konuşursan kekelemezsin, yüzünü öyle yapma” gibi iyi niyetli ama olumsuz ifadelerden kaçının. Bu gibi davranışların çocuğu kekelemesinin sorumlusu yapmak gibi suçlayıcı etkisi vardır.