Mardin Anıları
4059 kez gösterim alındı.

Üst Başlıklar
Ben Kesiyom Onlar Uzuyo!
Çorum Anıları 1
Çorum Anıları 2
İstanbul Anıları
Mardin Anıları
O Zamanda Burnumuz Açık Kalıyo!
OHHAAAAA!
İçerik oylama

ABDULLAH’IN ŞEKERLERİ

 

Mardin’de  bir köyde görev yapan öğretmenin okul öncesi çocuklarla arası çok iyidir. Onları sever ve sevindirir. Her bayram tatili dönüşünde de şeker getirerek öğrencilere ve okul öncesi çocuklara dağıtır.Bu duruma çocuklar alışmıştır.

Ancak öğretmen son tatil dönüşünde bu işi yapmaz.

Bir gün okul öncesi çocuklar öğretmenin yanına gelirler.   Öğretmenle arası oldukça iyi olan küçük Abdullah, elindeki şekerleri öğretmene uzatırken tatlı bir şive ile konuşur.

- Al öğretmenim şeker. Anneme dedim ki öğretmen bize şeker vermedi. Annem dedi önce sen öğretmene şeker ver. Sonra o sana şeker verir. Al öğretmenim şeker…

Öğretmen şaşırır. Gülümseyerek konuşur :

                      - Yaa demek öyle!

                      Öğretmen ilk fırsatta Diyarbakır’ın Bismil ilçesinden şeker alır ve çocuklara dağıtır.

 

 

Okul öncesi çocuklar     Hisarkaya   İ.Ö.O.    MARDİN / Savur        31.05.2005

 

 

ASIL MESELE NEYMİŞ!

 

Taş ve betondan yapılı olan okulun içi, havaların çok sıcak olduğu yaz günlerinde fırın gibi olmaktadır. Çocuklar serinlemek için sık sık dışarı çıkmakta ve köyün çeşmesine giderek su içmektedirler.

Öğretmen bu işten hoşnut olmayınca bu işe bir çare düşünür. Sınıfa su bir sürahi ve bir bardakla gelir. öğrencilerin şaşkın bakışları altında:

  - çocuklar bundan sonra su içmek için dışarı çıkmak yok. Su içmek isteyen burada içecek.

Sürahi ve bardağı pencerenin kenarına bırakır. Öğrencilerde uğultu sevinç ve üzüntü oluşur. Bu durum bazı öğrencilerin hoşuna gitmemiştir.

Yılmaz atılır:

-E   öğretmenim tuvaleti ne yapacağız.

Öğretmen şaşırır.   Tatlı sert bir edayla:

Onu da buraya küçük bir tuvalet   yapacağız. Oraya yapacağız…   Tabi ki o zaman dışarı çıkacağız Yılmaz.

 Ardan beş dakika geçer. Yılmaz dayanamaz.

                        - Öğretmenim su biterse ne yapacağız.

                        - O zaman gidip su dolduracağız.

Yılmaz’ın sevinçle gözleri parlar:

                        - Beni, beni gönder öğretmenim beni gönder.

                        - Öğretmen gülümser. Bir müddet daha geçer. Yılmaz yine konuşur:

                        - Öğretmenim tuvalete gidebilir miyim?

                        - Hayır ama altına yapabilirsin.

Az sonra:

                       - E öğretmenim su içmeye gidebilir miyim?

Öğretmen gülerek cevaplar:

- Lan Yılmaz dersten kaçmak için her yolu deniyorsun sus artık.

 

1. Sınıf      Hisarkaya   İ.Ö.O.        MARDİN / Savur        1998

 

ŞINANAY ŞINANAY PIR!

 

Köyün öğretmeni, son haftalarda dersler bittikten sonra  bahçelere iner. Köyün adeti olarak bazı ağaçların meyvesini herkes yemektedir. Oradaki çocuklara isteğini iletir:

-                    Haydi çocuklar şu ağaca çıkın da bana dut toplayın.

 Çocuklar hemen ağaca çıkarlar. Bir   müddet sonra ağaçtaki   Yılmaz   tatlı bir şive ile sorar:

-                    Öğretmenim yarin okul var?

-                    Yok.

-                    Oh şınanay şınanay pır!

 

 

VER ÖĞRETMENİM ELİNİ DE ÖPEYİM!

 

 Öğretmen dersi erken bitirir. Az ödev verir.

-          çocuklar yarin ödevinizi bir kere yazın.

Çocuklar sevinçle bağırırlar:

-          Heeeey!

-          Bugün öğleden sonra da okul yok.   Haydi eve.

Çocuklar bu işe daha çok sevinirler:

-          Heeeey!

Yılmaz dayanamaz:

-          Ver öğretmenim elini de öpeyim.

 

1. Sınıf      Hisarkaya   İ.Ö.O.        MARDİN / Savur        1998

 

 

 

GEL TEZKERE GEL!

 

Öğretmen okulun son günü lojmanın önündeki çocuklara konuşur:

-          Ders dokuzla on arasında başlayacak. Bir yere gitmeyin. Bahçede oynayın.

Yılmaz’ın muzipliği üzerindedir:

-          Öğretmen saat onda karne verecek ondan sonra gel tezkere gel.

 

1. Sınıf      Hisarkaya   İ.Ö.O.        MARDİN / Savur        1998

 

 

 

 

HIIIIII!!!!

 

 

Öğretmen matematik dersinde 0’dan 20’ye kadar 1’er ve 2’şer ritmik saymaları saydırmaktadır. Köy işleriyle uğraşan öğrencilerin çoğu dersine yeterince çalışamamış ve gerektiği şekilde sayamamıştır.

Öğretmen son olarak yaşı en küçük ama sınıfın en çalışkan   öğrencisi olan   Murat’ı kaldırır.

- Murat bir de sen gel bakalım….. Birer say bakalım.

 Murat hızlı ve yanlışsız olarak sayar. Alkışlanır.

-   Şimdi geriye say bakalım.

Yine yanlışsız sayar. Alkış alır.

-          İkişer say bakalım. Say bakalım.

  Sayar. Alkışlanır.

-          Geriye say bakalım

 Yine sayar.

-          Alkış…. Peki onar sayabilir misin?

Başını evet anlamında sallar ve yine sayar.

-          Aferin

 

Murat sorulan her ritmik saymayı saymıştır.   Öğretmen şaka yapmak ister. Henüz işlemedikleri bir ritmik saymayı sorar.

-          Şimdi de onar onar geriye doğru say bakalım.

Murat hiç beklemediği bu soru karşısında çok şaşırır ve refleksle söylenir.

-          Hıııııııı ?

Murat’ın bu haline öğretmen ve tüm sınıf   kahkahayla   güler.

Murat bir an duraklar ve sonra yavaş yavaş am yine doğru biçimde saymayı başarır.

- Aferin. Alkış.

 

1. Sınıf      Hisarkaya   İ.Ö.O.        MARDİN / Savur       19.2. 1998

 

 

 

 

ALKIŞ

Öğretmen birinci sınıflara sırası gelen konuyu okutturuyor ve güzel okuyanları alkışlattırıyordu. Alkış almaya heveslenen öğrenciler parmak kaldırıyordu.

Öğretmen dersin sonuna doğru büyük bir istekle parmak   kaldıranları kaldırmaz.

-          Bir de ben okuyacağım, der.

Öğretmen doğal olarak öğrencilerden güzel okur. Sınıf birden güzel okudu diye öğretmenlerini alkışlar. Öğretmen gülümser.

- Tamam, tamam.

 

1. Sınıf      Hisarkaya   İ.Ö.O.        MARDİN / Savur       23.2. 1998

 

CEZA MI   OYUN MU?

 

Öğretmen teneffüsde yaramazlık yapan öğrencileri yanına çağırarak tek ayak üzerinde zıplama ve zıplarkende    yirmiden geriye birer ve ikişer sayma cezası verir.

Yaramazlık yapan öğrenciler bu cezaları yaparken diğer   öğrencilerde aynı şeyi yapmaya başlarlar.

Öğretmen cezanın sonunda yeni ceza verir. Bir elini ters kulağını tutup eğilerek etrafında dönme cezası verir. Diğer öğrenciler bunu da yapmaya başlayınca öğretmen bu cezayı değiştirerek şınav çekme ve sayma cezası verir.

Diğer öğrenciler bunu da yaparlar.

 

1. Sınıf      Hisarkaya   İ.Ö.O.        MARDİN / Savur       1998

 

 

 

O ZAMAN DA BURNUMUZ AÇIK KALIYO !

 

Öğretmen ağzını açarak esneyen öğrencileri uyararak esnemenin ağzı kapatarak yapılması gerektiğini, bunun nedenlerini ve nasıl yapılacağını anlatır.

İlk birkaç gün öğrenciler ağzını açarak esnemeye devam ederler.

Birkaç defa uyarmasına rağmen o gün yine ağzını açarak esneyenler olunca öğretmen dayanamaz kızar:

          - Ben   size esnerken ağzınızı kapatın demedim mi?

Münir atılır:

-          İyi ama öğretmenim, siz ağzımızı kapatmamızı istiyorsunuz ama o zaman da burnumuz açık kalıyo!

 

 

1. Sınıf      Hisarkaya   İ.Ö.O.        MARDİN / Savur       . 1998

 

 

 

 

BEN KESİYOM ONLAR UZUYO!

 

Öğretmen tırnak kontrolünde tırnağı   uzun olanları tahtaya kaldırır. Sonra da   tek tek hepsiyle konuşmaya ve yerine oturtmaya başlar.

Sıra   Harun’a gelir.

- Bu ne? Bu nasıl tırnak böyle?

Harun gülerek ve pişkin pişkin cevap verir:

- Ben de   bilmiyorum öğretmenim. Ben kesiyom onlar uzuyo, ben kesiyom onlar uzuyo.

 

1. Sınıf      Hisarkaya   İ.Ö.O.        MARDİN / Savur       1998