Çoklu Zeka
5216 kez gösterim alındı.

Üst Başlıklar
Çoklu Zeka
Zeka Nedir?
İçerik oylama

ÇOKLU  ZEKA

 

         Çoklu Zeka Kuramı, 1983 yılında Harvard Üniversitesi Profesörü Howard Gardner tarafından ortaya atılmıştır ve her insanın en az sekiz farklı zeka alanı olduğunu savunur. Bu zeka alanlarının bir kısmı, bireylerde, gelişim dönemi özelliklerine de bağlı olarak ön plana çıkabilir. Bu doğrultuda tek tip zeka tanımlaması artık geçerliliğini yitirmiştir.

 

 

ÇOKLU ZEKA KURAMININ TEMEL SAVUNULARI
 

         İnsanlar çok farklı zeka türlerine sahiptir.

         Her insan aktif olarak kullandığı zekaları ile özel bir  karışıma sahiptir.

         Her insanın kendine özgü bir zeka profili vardır.

         Zekaların her biri insanda farklı bir gelişim   sürecine sahiptir.

         Bütün zekalar dinamiktir.

         İnsandaki zekalar tanımlanabilir ve   geliştirilebilir.

         Her insan kendi zekasını geliştirmek ve tanımak fırsatına sahiptir.

         Her bir zekanın gelişimi kendi içinde değerlendirilmelidir.

         Her bir zeka hafıza, dikkat, algı ve problem çözümü açısından farklı bir sisteme    sahiptir.

         Bir zekanın kullanımı esnasında diğer zekalardan da faydalanılabilir.

         Kişisel altyapı, kültür, kalıtım ve inançlar zekaların gelişimi üzerinde etkiye sahiptir.

         Bütün zekalar, insanın kendini gerçekleştirmesi yolunda farklı ve özel kaynaklardır.                                                                                                                                                       

         İnsan gelişimini değerlendiren tüm bilimsel teoriler çoklu zeka teorisini    desteklemektedir.

         Şu anda bilinen zeka türlerinden daha farklı zekalar da olabilir

 

ÖRNEK ETKİNLİK
(DUYGULAR)

         I-GİRİŞ

         Sınıfta Vivaldi’nin Dört Mevsim’i çocuklarla birlikte dinlenir. Çocuklar bedenlerini serbest bırakarak müziğin ritmine uygun hareket etmeye başlarlar. Çocuklardan değişen ritm ve melodiye uygun hareket etmeleri istenir.

         Bunun arkasından çocukların birlikte değişen ritm ve melodiye uygun olarak neler hissettiklerini ve bunu davranışlarına nasıl yansıttıklarını anlatmaları istenir  (Müzikal Zeka, Bedensel-Kinestetik Zeka-Dil Zekası)

 

         2-ÖZDEŞİM

         Öğretmen çocuklara üzerlerinde ilginç olayların yer aldığı kartları dağıtır  (parkta bir atla karşılaşan bebek, ağlayan bir çocuk vb.). Sırayla her çocuk elindeki kartı inceleyerek, hiç konuşmadan kartta neler olduğunu arkadaşlarına anlatmaya çalışır. Diğerleri resimde ne anlattığını bulduktan sonra bunun hangi duyguyu yaşattığını söyler ve yüz ifadelerinin resmedildiği kartlarla eşleştirirler  (Görsel Zeka, Kişilerarası Zeka, Mantıksal-Matematiksel Zeka-Dilsel Zeka)

         3- ÖZE YAKLAŞMA

         Öğretmen “Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler”  masalının yarısını çocuklara okur; masalı çocukların kendilerinin sonlandırmasını ve bununla ilgili bir resim yapmasını ister. Her çocuk çalışmanın sonunda yaptığı resmi arkadaşlarına anlatır (Kişiye Dönük Zeka, Dilsel Zeka)

 

 

Yapılan her etkinlikte mutlaka 8 zeka alanını kullanmak gerekmez. Önemli olan planlanan etkinliğin birden fazla zeka alanına yönelik olmasıdır. 

 

         Etkinlik adı: Denizdeki Dalga

         Uygulama:

         “Gözlerini kapat ve bir denizde dalga olduğunu düşün.Denizdeki dalgalardan birisin. Aşağı, yukarı hareket ediyorsun. Bir aşağı, bir yukarı inip çıkan bir dalgasın... Tıpkı bir dalga gibi yavaşça aşağı inip sonra yukarı çıkıyorsun... Aşağı, yukarı, aşağı, yukarı... Şimdi denizin içinde eriyip yok olduğunu düşün. Deniz sakinleşti. Dümdüz ve hareketsiz oldu. Sen de bu denizin bir parçasısın. Ooh rahatladığını hisset. Sakin ve dümdüz, kıpırtısız bir denizsin... Denizle senin aranda hiçbir fark kalmadı... Şimdi yavaş yavaş deniz tekrar dalgalanmaya başladı. Sen tekrar bir dalga oldun. Aşağı yukarı hareket ettiğini düşün... Dalga olarak bir kumsala yaklaştığını düşün. Kumsala doğru diğer dalgalarla birlikte gidiyorsun. Kumsal yaklaştı... Yaklaştı... Yaklaştı ve yaklaştı. Nihayet kumsala vardın. Yavaşça kumların üzerine yayıldın, kumların içine işlediğini düşün. Kumların içinde yavaşça aşağılara doğru indin... İndin...Kumlarla bütün oldun. Öylece kal. Birden ona kadar sayacağım. On deyince gözlerini aç.”